10 Nisan 2021 Cumartesi

Yurt Dışı Hayalleri


Üniversitede hep hayalimdi hep bir yurt dışına gitmek, gezmek, keşfetmek. Tedirginlikler vs derken bir türlü olmadı ama hep içimdedir. Şimdi eşimle de bunu istiyoruz. Gidelim hem doyasıya tadını çıkaralım hem de daha adil, daha güzel şartlarda yaşayabilelim diye. Mutlaka bir yurt dışı deneyimimiz olsun düşüncesindeyiz. Henüz nasıl gideriz, nerde kalırız konusunda elde tutulur bir şey yok elimizde. Önce bir 5-10 yıl burda kalalım, iş tecrübelerimizi güçlendirelim, başvurduğumuzda kabul alacak seviyeye gelip öyle deneyelim düşüncesindeyiz. 

Benim gönlüm hep Avustralya, İskandinav ülkeleri ve Hollanda'dan yana oldu şimdiye kadar (bunlar yaşamak konusunda, yoksa bir Hindistan mesela, mutlaka gitmek isterim). Ama ne olur, şartlar bizi nereye götürür pek bilmiyoruz. Almanya ufukta olabilirliği ve koşulları gayet uygun bir ülke gibi duruyor. Hem ekonomik koşulları, hem sosyal standartları hem de gibip iş bulabilme imkanını daha çok sunması açısından. Mesela iş arama amaçlı 6 ay gidip kalabiliyormuşsunuz, illa bulup gitme zorunluluğu yok. Doğası güzel, alışverişte çeşitlilik ve ekonomiklik ön planda diye duyduk hep. Mesela İngiltere hem hava koşulları, hem pahalılık hem maaşlar konusunda biraz daha çekimser kalınabilecek bir ülke şu an. 

Amerika'ya bakınca da toplumsal düzeyler arasında uçurum olabildiği ve biraz fazla şiddete meyil konusunda deneyimlerle karşılaştım.

Yaşım 26 yı geçmemiş olsaydı ve ortalamam da yüksek olsaydı YLYS deneyerek yurt dışına çıkabilirdik diye düşündük ama bu fırsat kaçmış durumda.

İnşallah en güzel şekilde, keyfine varabileceğimiz, mutlu olacağımız bir ülkeye yolumuz düşer diyorum. Zira muhteşem bir deneyim olabilir bu :)

Ah Canım İstanbul :)

Bloğu açtığımda ilk yazdığım yazı İstanbul'u henüz görmediğim ve oraya gidip yaşamak istediğime dair olmuş. Gittim ben İstanbul'a. Yaklaşık  yıl orda yaşadım, orda okudum, orda çevre edindim. Daha da kalmak ister, daha da çok tadını çıkarmak isterdim. Çok güzel bir yer, her şey var orda, maddi ve manevi her şeye ulaşılabilecek, yargısızca, insanın içinden geldiği gibi yaşayabileceği, bana sevmeyi, sevilmeyi, kendini sorgulamayı, hayatta yepyeni kararlar almayı, değişimi gösteren ve öğreten şehir. Canım İstanbul. Döndükten sonra anladım tadını çıkaracağım, keşfedeceğim daha çok yeri varmış ama bana buna rağmen de doyumsuz bir  5 yıl yaşatmış. Canım İstanbul'um 💓

Her insanın gidip görmesini, boğazının, sokaklarının, parklarının ve hatta insanlarının farkına varıp, bu keşfi yaşamasını çok isterim. 

Fakülteden çıkıp Kapalı Çarşı'ya geçmek (tabi Sahaflar Çarşısı üzerinden) ve ordan dükkan vitrinlerini izleye izleye ve binlerce farklı dili duyarak (o zamanlar korona yoktu, her yer turistti anlayacağınız) Mahmutpaşa Kapısı'na varmak, ordan Mısır Çarşısına inmek ve vapurlara doğru gitmek. Çok severdim bu yolu. Kimi zaman Kapalı Çarşı rotasından değil, Divan Yolu üzerinden Eminönü'ne inerdim, Sultanahmet, Gülhane, Sirkeci ve Eminönü rotası oluyor bu da. Çok zevk verirdi bu yollar bana, hayatın içinde olduğumu ve yaşadığımı, doyasıya nefes aldığımı hissederdim.

Yazacak, anlatacak ne çok şey var, hafızamda binlerce anı canlandı. Daha sonra gelip, daha çok şey yazayım bu yazıya. Şansı olan İstanbul çok da değişmeden gitsin, gezsin, keşfetsin derim :)


Selam yeniden :)

 İnanır mısınız , bu bloğun varlığını unutmuşum ben. Geçen gün eşim (evet evlendim ben!) laptoba format atalım artık deyince, Chrome ve Firefox gibi browserlardaki kayıtlı sitelerimin hepsi gitti. En son senkronizasyonu yıllar önce yapmışım ve bugünde gelen linklere bir bakayım, neleri kaydetmişim o zamanlar diye bakarken bu bloğun benim bloğum olduğunu gördüm 😂bir heyecan, bir şaşkınlık, bir sevinç.. Vaaay be dedim, blogda açmışım zamanında :) tam da geçenlerde bana bir blog açmayı, yazmayı çizmeyi sevdiğimden konuşuyorduk, ben de bakalım, bir aralar denemiştim ama açmadım diyordum 😅

Vallahi bloğumun tasarımını beğendim. Devam ettirseymişim güzel olurmuş. Şimdi hafif bir revize yapıp burdan paylaşımlar yapmaya devam edicem. Ohh miss.

Selamlar, sağlıklı ve neşeli günler şimdilik öyleyse 😇 

14 Ağustos 2014 Perşembe

geçecek inşallah

Bahaneler uydurup duruyoruz.. bahaneciliğe alıştıktan sonrada önünü almak çok zor oluyor. Aslında burda kendi kendimize çok haksızlık ediyoruz. Kendimizi harcıyoruz. Başkalarını bile sucluyoruz ama söyleyin bana biz izin vermesek kim tamamen bizi kötü hale getirebilir. Benim için işin acıklı kısmı işte tam bu noktada başlıyor. Demek ki diyorum ben izin vermişim kendimin böyle olmasına.  Düşüne düşüne daha kötü oluyorum sonra. İnsanın kendisiyle hesaplaşması çok zor bir iş.  Ama bunlarin da geçeceğini ümit ediyorum. İnşallah.  Yazımı okuyanim varsa bir insallahta ondan bekliyorum :)

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Seçim

çok farklı değil mi? yaşam bizi bir yerlere götürüyor ve biz seçemiyoruz o yeri.. diyeceksiniz ki hayır seçebiliriz, söyleyin bana hasta olup olmamayı seçebilir misiniz?

31 Temmuz 2014 Perşembe

bu bir savaş
derin denizlere inmek istiyorum, yüksek dağlara tırmanmak
kanatlanıp uçmak istiyorum, terk etmek bu dünyayı ve bir daha hiç dönmemek

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Acı

hesabı sorulmalı.. biz bize düşeni yapmalıyız.. yapmak zorundayız.. Mevla elbet yapılan zulümün hesabını soracaktır.. ama ya bize de ' o zulüm yapılırken sen onu ortadan kaldırmak için ne yaptın' diye sorarsa o zaman ne cevap vereceğiz?